FERHAT's profileSARIYERLİ FERHATPhotosBlogListsGuestbook Tools Help
İNSANIN KADERİ RUHUNDA SAKLIDIR.. RUHUDA YÜREĞİNDE RÜZGARIMIN GÖTÜRDÜĞÜ YERDEYİM..

Comments (11)

Please wait...
Sorry, the comment you entered is too long. Please shorten it.
You didn't enter anything. Please try again.
Sorry, we can't add your comment right now. Please try again later.
To add a comment, you need permission from your parent. Ask for permission
Your parent has turned off comments.
Sorry, we can't delete your comment right now. Please try again later.
You've exceeded the maximum number of comments that can be left in one day. Please try again in 24 hours.
Your account has had the ability to leave comments disabled because our systems indicate that you may be spamming other users. If you believe that your account has been disabled in error please contact Windows Live support.
Complete the security check below to finish leaving your comment.
The characters you type in the security check must match the characters in the picture or audio.

To add a comment, sign in with your Windows Live ID (if you use Hotmail, Messenger, or Xbox LIVE, you have a Windows Live ID). Sign in


Don't have a Windows Live ID? Sign up

HAYAT ACELEYE GELMEZ
Yıllar önce, çok uzaklarda bir adam varmış. Bu adam çalışmak amacıyla çok uzaklara gitmiş ve yıllarca çalışmış. Sonunda memleketine dönme zamanı gelmiş. Bu çalışma sürecinde toplam 3000 akçe biriktirmiş ve evinin yolunu tutmuş.

Evine doğru giderken yolu büyük bir şehirden geçmiş.Yolda yürürken köşe başında birisi "Bir nasihat bin akçe, bir nasihat bin akçe" diye bağırıyormuş. Adam düşünmüş: “Nasıl olur, bir nasihati bin akçeye satarlar, ben yıllarca çalıştım ve sadece 3000 akçe biriktirdim”. Bu işe
pek aklı ermemiş ama merak işte. Duramamış ve adama bin akçe vererek o nasihati satın almış.

Nasihat şöyleymiş: "KADERDE NE VARSA O ÇIKAR”. Ve yoluna devam etmiş...

İlerde yine köşe başında başka bir adam bağırıyormuş "bir nasihat bin akçe" diye. Adam yine dayanamamış bin akçe de o adama vermiş ve ikinci nasihatı da satın almış.

İkinci nasihat da şöyleymiş: “GÖNÜL KİMİ SEVERSE GÜZEL ODUR"

Son kalan bin akçesi ile yoluna devam etmiş. Tam şehrin çıkışında yine köşe başında bir adam bir nasihati bin akçeye satıyormuş. Adam bir parasına bakmış, bir de nasihatı satan şahsa, dayanamamış ve kalan son akçesiyle de o nasihatı satın almış.

Son nasihat ise şöyleymiş: "HİÇ BİR İŞ ACELEYE GELMEZ".

Parasız yoluna devam etmiş. Şehrin çıkışında büyük bir topluluk ile karşılaşmış. Topluluk telaş içindeymiş. Yaklaşmış ve oradakilerden birine neler olduğunu sormuş. Oradan birisi açıklamış, demiş ki: Burada şehrin tüm su ihtiyacını karşılayan bir kuyu var, ama kuyunun içinde de canavar var. Canavar suyu tutmuş, göndermiyor. Aşağıya kim indiyse bir türlü çıkamadı. Şimdi herkes korkuyor aşağı inmeye".

Adam düşünmüş ve ilk satın aldığı nasihat aklına gelmiş. "Kaderde ne varsa o çıkar". Aşağı inmeye karar vermiş.

İnince canavar hemen yakalamış ve yerine götürmüş. Demiş ki: "Buraya gelenlerin hepsine bir soru sordum ve bilemediler. Eğer sen bilirsen seni serbest bırakırım. "Bir dizine sarışın ve dünya güzeli bir kadın, diğer dizine de kurbağa koymuş ve "söyle bakalım hangisi güzel?" demiş.

Adam düşünürken aklına ikinci aldığı nasihat gelmiş ve "gönül kimi severse güzel odur" demiş.

Bu cevap canavarın çok hoşuna gitmiş. Zira canavar, kurbağanın gözlerine aşıkmış. Adamı salmış ve suyu bırakmış. Almışlar krala götürmüşler ve ağırlığınca altın vermişler.

Adam yoluna devam etmiş ve nihayet evine varmış.

Evinin camından içeri bakmış. Bir de ne görsün; karısı genç biri ile diz dize oturuyor. Hemen kılıcını çekmiş ve tam içeri girerken üçüncü nasihat aklına gelmiş : "Hiç bir iş aceleye gelmez".

Kılıcını kınına koymuş ve içeri girmiş. Hoş beşten sonra karısına o genci sormuş. Kadın da: "Bey, sen gittiğinde ben hamileydim ve bir oğlumuz oldu. Bu genç senin oğlun" demiş.

Hayat Aceleye Gelmez…
Aug. 2
sensiz huzunwrote:
Yenildim vazgeçtim beni sevmenden


Kalp kırıkyoruldum gitmelerinden Sevmedin belki beni çok yürekten
Bil yeter ben üzüldüm sen giderken





Ah ölür müydün beni biraz daha sevsen Mevsimsiz solmadım mı sararmadım mı ben


Tutmadın ellerimden ben düşerken


Kaçmadın mı, gitmedin mi sen


 sewgıyle saglıkla kalllll
June 16
Habibi K.wrote:
Cok  tesekkür ederim ziyaretiniz ve yorumunuz icin.
Begendiginize sevindim.. Aslinda bizler kendimizi daima ölüme hazir hissetmemiz gerekir ki bu süslü dünyada hep mümkün olmuyor malesef:)
Allah yar ve yardimcimiz olsun...
 
hoscakalin 
 
Habibe
June 14
ayse aktaşwrote:
RABBİM SİZİ VE AİLENİZİ KORUSUN RAHMETİNİ ÜZERİNİZDEN EKSİK ETMESİN NURLU YOLUNDAN AYIRMASIN  HAYIRLI CUMALAR
June 12
ayse aktaşwrote:
May 9
Ayşe ...wrote:
Kırmızı kalp
HAYIRLI GÜNLER
May 8
ayse aktaşwrote:
 

BANA ÖYLE BİR GÖNÜL VER Kİ:

Bir kuruluşun tepe noktasında yetkili olsam bile,
bunu asla başka şekilde kullanmamalıyım.
Günlük yaşamda "ben" yerine, daha çok "sen" sözcüğünü kullanabileyim...
Image Hosted by ImageShack.us
BANA ÖYLE BİR SEVGİ VER Kİ:
Sonsuz bir hazine gibi bitmesin, çoğalsın daha da sevdikçe,
doldursun sarsın çevremi.
Hatta düşmanlarımı da sevebileyim...
Image Hosted by ImageShack.us   
  BANA ÖYLE BİR GÜÇ VER Kİ:
Herkesten daha çok çalışabileyim, tutsak düşmeyeyim
doğanın koşullarına, eşim ve çocuklarımı da mutlu et ki,
mutluluğu başkalarına da götürebileyim...
BANA ÖYLE BİR SAĞLIK VER Kİ:
Düşünebileyim, konuşabileyim.
Image Hosted by ImageShack.us
BANA ÖYLE BİR ERDEM VER Kİ:
İbadet edebileyim, iyilik etmeyi ve sevinçten buğulanmış gözlerle, teşekkür
edenlere;
bir şey yapmadım, anımsamıyorum diyebileyim.
BANA ÖYLE BİR YETENEK VER Kİ:
İyi eş, baba, anne, iyi komşu, iyi arkadaş, iyi vatandaş olabileyim.
Image Hosted by ImageShack.us
BANA ÖYLE BİR UMUT VER Kİ:
Bugüne kadar yapmış olduğum hatalar için
karamsarlığa düşmeyeyim, herşeyden aklanmış olarak yaşama
yeniden başlamak üzere bağışlanabileceğimi bileyim.
Image Hosted by ImageShack.us
BANA ÖYLE BİR ANLAYIŞ VER Kİ:
düşünebildiğim, yargılayabildiğim, inandığım, kahrolduğum, varolduğum şu
anda bu sözleri söyleyebildiğim için şükredebileyim.
Image Hosted by ImageShack.us
BANA ÖYLE BİR TALİH VER Kİ :
Yıllar sonra beni hatırlayanlar "herkese iyilik eden, tüm insanları seven,
o düzeyde de sevilen bir kişiydi " diye konuşsanlar ve ben de huzur içinde
olabileyim.
 Image Hosted by ImageShack.us  
   BANA ÖYLE BİR İRADE VER Kİ:
Birgün yenilip, içimdeki şeytanın kurallarına doğru yönelirsem;
bu bir düşünce ise düşüncemi, bu bir adım ise ayağımı, bu bir uzanma ise
elimi durdurabileyim.
BANA ÖYLE BİR SABIR VER Kİ:
  Sükûneti bulayım, durabileyim, düşünebileyim...
               animal_19.gif  TESEKKÜR EDERİM SELAMETLE HAYIRLI GÜNLER
May 6
Şiir için tşkler..Sevgiyle kal..
May 5
ayse aktaşwrote:
slm alanıma yorum ekledigin için teşekkür ederim birazda bana laf degdirmişin gibime geldi ama neyse ama inan seninle alakalı degil begenip begenmeme olarakda algılamıs olabilirsin ama alakası yok ben evli oldugum için bana ters gelen seyler var o yüzden yanlıs anlama lütfen selametle hayırlı günler
May 5
ayse aktaşwrote:


Nefy-i nefy ispattır” buyrulur. Yâni, inkârı inkâr etmek ispata götürür. Kötüyü kötüleyen güzele varır. Yanlışın yanlışlığını ortaya koymak doğruya erdirir. Ters yönün tersine gitmek insanı düze çıkarır.


Nefis kendini övmekten ve övülmekten zevk duyar, o halde onun kötülenmesi lâzım geliyor. Nefis ibadetten hoşlanmaz;buna karşı onun ellerini bağlamak, belini bükmek, yüzünü sürtmek gerek. Ve nefis, bıkmadan usanmadan “ben” der durur. Öyleyse insan Hakk’ı çok zikretmeli, kalbiyle, ruhuyla bütün duygularıyla hep O’na teveccüh etmelidir.Belki de bunun için olsa gerek, tarikat ehli “hu” (O) zamirini vird edinirler. Nefis ben dedikçe, onlar O derler.





O (hu) demek için, mutlaka zikir halkasına girmek şart değil. [Her hâdisenin nefse ve dünyaya bakan yönünden yüz çeviren insan O’nu bulur, O’na varır ve O’nu zikretmiş olur Meselâ, yemekten sonra, Allah’a şükreden bir mü’min, nefsine şu mesajı vermiştir:Bu nimet senin kudretinle vücut bulmadı. Bunu bana ihsan eden sen değilsin, ancak O!..


Bir başka misal: İnsanın önünde iki yol var:Ya, “ben kuvvetliyim” diyecek, yahut “kudret sahibi ancak Allah’tır, bendeki bu kuvvet de O’nun lütfu, O’nun ihsanıdır.” diyerek nefsine haddini bildirecektir.



Bu yollardan birincisi insana “ben” dedirtir, ikincisi "O".


May 5
nevinwrote:
 
Merhaba genç adam !
"İnsanın kaderi gerçekten ruhunda saklı" olabilir, yine de mutlak gerçeği yalnızca Allah bilir. Ancak, ruhun bâki ve de dolayısıyle de "yaşsız" olduğunu biliyoruz. O halde ruhumuz hem zinde, hem güzel hem de hikmetlidir. Ruhu aydınlatan, aklın ve kalbin el ele dengede bir terazi gibi olması akıl sahiplerinin marifeti olmalıdır.Çünkü yaratılmışların en şereflisi ilân edilen insana Allah birçok ayetinde şöyle hitab ediyor : "Hiç aklınızı kullanmıyor musunuz ? " Siz aklınızı kullanmıyor musunuz ?"
Yani insan şerefinin önde elemanlarından olan akıl ve onu iyiye ve güzele kullanılması, evvel emirde bizim lehimizedir.
Ruhumuz yüreğimizde mi ? acaba ? diye sorarsak da; Allah insanı üç unsuru ile inşa etmeğe murad ettiğinde; Yani akıl-beden-ruh) Dünya'daki hayatımıza uygun olarak bu üç unsuru bir bileşke olarak tertip ve tanzim etti.Bu bileşke dünya yaşamının sonunda yani ölümle yine ayrışıyor, beden ve akli melekeler ömrünü bitiriyor. Ama "Ruh" ait olduğu cevhere yani Allah'ın himayesine ve de bâki yolculuğuna devam ediyor. Bu durumda acaba kalb ne oluyor ? Dünyadaki samimiyeti ve dürüstlüğü ölçüsünde ; ruhun ya omuzunda, ya kucağında veya herhangi bir yerinde ya da herhangi bir şekilde ruha eklenik durumda yoluna devam ediyor. Kalbe moral anlamıyla "gönül" dersek; örneğin: "Gönül gözü" diye bir kavram vardır. Demek ki her hal ve şartta, gönül kavramı iyiye yorulur ve de bir "göz" ü vardır.Bu gözün işlevi Allah'ın "Basir" en iyi ve en kapsamlı gören iradesini anlatır ve de bizim fani gözümüz, "bâsir"in bize sunduğu kısıtlı görmedir. şimdi yine Gönül gözü" ne dönersek de; hem kalb(gönül) hem de görme(sadece yüzeysel değil derin görme) haliyle değer kazanıyor. Ancak; Burada manâ ilahi boyutla anlamlanıyor. Burada gönül kavramına yine Allah'ın sıfatları ile açılım getirmeğe çalışırsak; Allah'ın lütf eden ikram eden, affeden,şefkat ve merhamet gösteren sıfatlarından da almış olması gerekiyor. Yani sadece yüregin fanilikleri kapsaması onun kapasitesinin darlığı anlamına da gelebilir.Oysa yüreğin de ilahi özellikleri var olduğuna göre, Önce devamlılğı olan Ruh elemanı baştadır. Yürek ona ilzam edilmiş(ulanmış) bir yetenek ve kavramdır. Gördünüz mü bir cümleniz ne kadar hikmetli bir açılım getirdi sayenizde.. Diğer taraftan genç kızlara öğütleriniz de genç bir beyefendinin akla dair onlara öğüdü olarak; zekice olmuş diyebilirim. En iyi dileklerimle... www.olay07.com int. gazetesinde hemen hemen her gün kültürlere-sanatlara ve aktuel sosyal olaylara dair yazıyorum. Dilrseniz; geriye dönüşlü olarak bütün yazdıklarımı okuyabilirsiniz. Allaha emanet olunuz.Nevin(Lila)
 
May 4